| | | SiirLerimmm.... | Paz Mart 23, 2008 4:50 pm tarafından Nazooo | SeNiN iciN
Radyodan tasan bir hicaz makami,
siyah beyaz bir odada yirtilan,
hayatin ta kendisiydi belkide yüz somurtan.
kuruslara gebe bir yasamin kiyisindan alabildigince uzak,
nem orani artmis bir suskunluktu geceye vurulan.
yerli mali kadar ragbet bulmayan süslü aksamlarin,
ezik bulvarindan faytonlar kadar sen gecmesekte,
hayata laf atacak kadar olgun ve yaraliydim,
lakin aksamin vazgecilmez dostu bozacilar kadar,
gür degildi yüregim.
gecenin bir yarisi kadar uzun ve bir diger yarisi kadar kisa aslar yazdim upuzun satirlara.
üsküdar kadar olmasamda beyoglu kadar islaktim,askla karisik yagmurlar!
dönmek zor...
biten bir cok seyin ardindan kolaydir aglamak,
ne siginilacak bir liman kalir,
nede seni bekleyen bir sevgili.
herseye bazen yeniden baslamali,
biten yanlizca mevsimler degil,
yiten cok seydir,
biter bazen icindeki son umut,
hicbirsey eskisi gibi olmayacaktir artik,
hicbir sarkinin yok bir önemi.
ilk öpüsmeler ve son ayrilik,
kudurtur miladi her geceyi.
hani bir askin maglubusun,
mutsuzsun yani.
gözler,
bekler hep bir uzagi,
her an cikip gelecekmis gibi,
bir sarki mirildanmak gibi,
yakar icini hüznün,
yüregin bir ates parcasi ne sönmek bilir nede sönmeyi.
aci bir mektup tadindadir hayat,
hayat böylesine karmasik.
adini bilmedigin bir umut yanindadir en soguk gecelerde,
bir an yüzü gelir gözlerine aglarsin ve bu yetmez icindeki firtanayi dindirmeye.
hersey göcüp gitmistir artik,kalan tekseyse, mutsuzluk...
cok uzaklarda bir kadin
yüreginin perdelerini simsiki kapatmisti
belkide bu perdelerden bunalmisti
icinde köpek baliklarinin boguldugu
bir kizil deniz sakliyordu
ve yüreginin kaynarinda yaniyordu
hangi kacis
ugultusunu dindirebilir
icinizdeki mavi karli ormanin
hangi cinar dallari
kirildigi yerden inlemez
sonunda daglayani olmussa ömrümüzün
o sagnaktan arda kalan sargilar
sarabilirmi yaralarinizi
o liman yürekte degilse eger
arik neye siginir insan
bir irmagin sesini alip gitmek istiyorum,
sevdigim,hoscakal.....
Senin icin (2)
uyandim
seni düsündüm
birden bire duvar
birden bire gece yarisi
sonra devriye parolasi ve rüzgar
ve birden bire bir kalp agrisi
uyandim seni düsündüm
ey yar
ey gögsümün
sol yarisi...
ömrümü bu rüzgarlara
savurmami saymazsak
bu serseri yagmurlarda aklim kalacak
yurt büyütüp divane
gezerken mapuslarda,aldirmadan yürüyende aklim kalacak
yoruldum ve yanildim vuslatlarin izinde
beyhude kederlerde
sözüm kalacak
bu dünyadan gidilir,gidilmesinede
günlerin yakasinda elim kalacak
aldirmadan yürüyende ahim kalacak....
kulaklarimda
rüzgar ugultusu
aglayan bir yüz var derinlerde
hoscakal ile baslardi bulusmalar
disarisi,maviye kosan bir cocoutu
icim,yagmur cildiriyor
simdi
nedemeli uzak düstügüm sehirlere kapiyi kime carpip cikmali
vedalar`ki
beynimi yagmaliyor
bu yanlizligi
simdi kim üstlenecek
sirenler bogarken sokaklari
gece tüm esgaliyle ayakta
bir ben korkuyorum tevekkül icinde
birde sonunun ne olacagini bilmeyen
gün
firari
kirli bir geceden
agir bir sis basmis istanbulu
eylülün 13.sabahinda
ajanslar maglubiyet icinde
her yüzde bir matem
kacacak hicbir hürriyet yok
bu aciyi hicbir mahzen saklamaz
ve o gökyüzü bir daha
geri dönmez
hocakal yarin
hoscakal seni severken
hoscakal sevgili ülkem
hoscakalmanizda
iyimser bir ahmet...
kolay olmadi
olmadigin günlerin sabahinda uyanmak
yagmur kokan topraga dokunmak
biraz garip ve acim tirakti
sert bir rüzgar sonrasi
ürperirken icim
bir parca aksam sarabina kanar
susar gece
isiklar susar
yüregim kisa devre yapmis
tüm duygularim lal
agir bir sensizlik cöktü senden sonra
o yorgun yakarislari derin bir sessizlik sarar
yikar
ya öylesine
artik duyulmak bir okadar zor
cok uzaklardan
ölmekse kolay
hangi ihtimal geri getirir seni
bu sürgün bulutlar
kimin icin göcer
deniz coktan cekilmis
balikekmek yedigimiz ütopya
artik yok
herseyinde bir sonu varmis tipki bizim gibi
her satir basladigi yerde
kimsesiz kalirmis
gerisi yagmur islanmis
asili keder
bir daha dönmeyeceksin
gözlerin uzak bir ömür
vedasini birakip gitmis
gittin
bir daha gelmeyeceksin...
Senin icin (3)
ilk gördügüm
gün batimi gelirdi
aklima hep
sanki beni anlatir
bazen ise küs kalirdi
günlerce
aksam olunca daha bir severdim
o susmus denizi
karanligiyla gökyüzü
ve sonra
seni düsünürkenki o halim
sigara üstüne sigara
uyumaz
sana siirler yazan saiirdim
sokaklari gezer
seni bana hissettiren
bir kac gitarci kiz görürdüm
sonra gecmise ait
eski sehirlerin
miladi fotograflariydi
uzunca daldigim
patika bir yoldu
seni ilk gördügüm
ve benimle kalmali
yada aklimdan calmaliyim dedigim
seni sevdim
tramvay gezen caddeler
bizide kaldirirmi
hani biz diyorum
bunu anliyormusun
yanimdan usulca gecip giderdin
gitmekte
mecbur kaldigin o yanlizliga
y.hayaloglu ve y.odabasi
siirleri okurdum
hayati sana daha anlamli
kilabilmek icin
bana inanmali
bir beni sevmeliydin
ben gibi gece yarilari kalkip
sana armagan ettigim o sehiri izlemeliydin
annemde bilmiyordu
ben
seni seviyordum artik...
uzaklara itilmis
duygular vardir
sabahlarinda hoscakal sözcügü
gökkusagi yitirmis
kayip insan mensuplariyla
birzamanlar
vapurlar kalkardi bu sehirden
yine biz kaldik geriye
yorulmuslugumuzla
o eski günlerdeki biz
sinema ciksilarinda
siyah,beyaz afisler vardi
soludugumuz nostajik bir askti
hic eskimeyen
geceyi dört duvara carpip
seni sevdigim zamanlardi
bir cocugun gözünden
düsen bir kac damla yastim
akip giderdim
yanaklarindan
bazen sehir daralir
bazense icim
mevsim ölmüsse
olmadik bir zamanda
yine kacar gideriz
basimizla birlikte
artik
bir kayikci türküsü kadar uzaktir hayalin
ve bilirim
seni bana öldürmez
bu ucsuz bekleyis
hicbirsey
seni bana döndürmez...
zamanin hizla yitip gittigi bitmez,
onca sorularla birbasa,
cevapsiz susmanin
bizzat kendisiyim
hani
herseye gülüp gecerdim
gecerdik
güzel günlerin
mavi kiyisindan
hersey cocuk
hayat tomurcuk bize
herkesler masum
kirli hicbir duygu yok
aramizda
aksami
en sevdigimiz saraplarla icer
gülerdik
yarindan cok uzakta
hasret bize kör,sagir
gücenirdik yagmurlara
bizi hicmi görmezdi
gülüsün,sicak iklim
saclarin,geceyle tarali
öperdim gözlerinden
basini
omuzlarima bir ömür gibi yaslar
gecip giderdik
dilsiz gecenin
en sevgili ülkesine
peynir,ekmek gibi bölüstügümüz
ah o yillar
vefasizligimiza ölmekte
dün gibi aklimda
beni idam sehbasina birakip
gittigin o gün
icinde benim icin tasimadigin
kaygilarinla
yüzüstü birakipkirilmis ve bölünmüslügümle
yillar sonra
yine ayni masa ve ayni sehir üstünde
ihanetin
saat o gün gibi
geceye hasret suan
sokaklar cekilmis
bizi soruyor bekciler
disarisi gardiyan
ve birazda soguk
simdi
daha iyi anliyorum herseyi
seni ve sensiziligimi
umut uzak denizlere demir almis
yorgun gemi
zaman cok olmus bizi ugurlayali
gece kendi miladiyla ölür
sabaha dogru söner
yildizlar
martilar susar
icimdeyse bir istanbul
sahitlik etmez
hicbir ana zaman
zaman
bizim icin yanliz simdi...
SENIN ICIN (4)
HERSEY GECMISTEKI ASKLAR GIBIDIR
VE GERI SARILABILIRR...
biliyorsun
simdi cok uzaklarda
yagmur düsen o sehrin
tam ortasinda
düsen gem vurmus haliyle
özleme saplanmis
bir buluttayim
burda ziyan var
mülteci duygular
yari acik adiyla
icimde bir adin var
hergün seni düsünmekle
inciniyior aksamlarim
tepemizde yildizlar
nedendir olmuyor
puslu bir yani var
bu topraklarin
kibrit yanigi
icimde sevdan
bir an olsun
sönmüyor
sabahinda can var
aksaminda bir uyan
titresin icim adin gectiginde
yikilsin sensiz
tüm kapi,cerceve
seziyormusun yikilmisligimi
icinden agir agir
geciyorum belkide
bitmez zamanlarin bitmaz
avlu sabahindayim
unutma
seninleyim
gözlerim her kapandiginda...
yamur yagiyor
bu gece sehre
islanmis sokaklar perdeler örtük
istanbul
mahmur karanliginda
yine bu aksam
hafif bir rüzgar
beni iceri alir
gecenin bir yarisi
selamsiz ve sabahsiz düser
bulutlar bu sehrin üstüne
elleri nasirli cocuklarin
gözleride saklidir yarin
kimse..
söylesin
kimin mutlulugu,
tenefüs görmemis
hadi uyan,gidiyoruz artik
bir valiz dolusu keder icin
cebimdeki son param
sonra
cocuklugumdaki yeminler düser aklima
cok sey icin artik
cok gectir
tüm yollar
uzar gidene
memleket türküsü söylerim
ilgit bir an
anamin kanayan gözyasi
damlar icime
simitci hasan
artik yok
bakkal rüstem amca
hepsi ayrildi aramizdan
bir bir!
bir zamanlar
bahar konardi bu sokaklara
simdi üsüyor
kibritsiz bir kac adam
bir kadin yanlizlaginda istanbul
kirklik bir plakin
en son nüshasinda geciyor
ya beni sararsa
memleket hasreti
bu gece bu sehre yagiyor yagmur
sokaklar
yirtilmis
perdeler sökük...
gecenin kiyisinda
solugum ayaz
dört mevsim
oniki ay kusanmaz beni
her cevepsiz soru benden
benden sorulur
ugradigim adresler bilmiyor seni...
günü
geceye bagalayan
ne varsa
sahilleri
yirtan lodos
ve sen
deniz fenerim
yillar varki
seni unutturan
nedenler
simdi
düsman bana
hersey
hoscakal ile basladi
seninle
diyar edip uzaklari
dönmeyen bir benmisim gibi
nedir bu uslanmaz
bana ait
esaret
susuyorum
tipki
bir daha,dönmeyecekmis gibi...
RUH
iqisim
Nerde?
| | Yorum: 20 |
| | Kimler hatta? | Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir Yok Sitede bugüne kadar en çok 6 kişi C.tesi Haz. 14, 2008 9:24 pm tarihinde online oldu. | | Istatistikler | Toplam 57 kayıtlı kullanıcımız var Son kaydolan kullanıcımız: hakan1043
Kullanıcılarımız toplam 684 mesaj attılar bunda 160 konu
|
|